
Geçtiğimiz yıllarda evladını kaybeden ünlü manken Hülya Yiğit Alp: “EVLAT ACISININ EMPATİSİ YOK”
Hülya Yiğitalp; “Evladım her saat, her an aklımda. Gün içinde kaç farklı ruh hâline giriyorum bilmiyorum. Onun için yaşamalıyım. Oğlumun yasını tutmalıyım, yasımın hakkını vermeliyim. Onu çok özlüyorum. Hayat çok boş ama devam ediyor.”
ŞİMDİ KONUŞMAK MODA
İki yıl önce oğlu Yiğit’i Amerika’da motorsiklet kazasında kaybeden, Türkiye’nin ilk milli mankenlerinden Hülya Yiğitalp “Şimdi Konuşmak Moda” programında yaşadığı acıyı ekran önünde ilk kez paylaşıyor.
Uğurkan Erez ile Erol Albayrak’ın dijital platformlarda ilgiyle takip edilen programı “Şimdi Konuşmak Moda”, bu hafta Türkiye’nin ilk milli mankenlerinden, podyumların efsane ismi Hülya Yiğitalp‘i ağırlıyor.
Çekimlerini ve yapımcılığını Wediacorp‘un üstlendiği programda Hülya Yiğitalp, çocukluğundan modellik kariyerine, sinemaya adım attığı yıllardan sahne yaşamına, şöhretin zirvesindeyken verdiği radikal kararlara kadar yaşamının bilinmeyen yönlerini ve hayatının en büyük acısını ilk kez tüm samimiyetiyle anlatıyor.

“Mankenliği ünlü olmak için yapmadım”
İlk kez, dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk‘ün de izlediği Finlandiya’daki bir defileyle podyuma çıkan Hülya Yiğitalp, ardından Tanju Korel ile kamera karşısına geçerek sinema dünyasına da adım attığı günleri anlatarak sohbete başlıyor.
“Artık mankenlik kalmadı…”
“Mankenliğe ünlü olmak için başlamadım. Bir genç kız podyuma çıkmasa bile zarafeti öğrenmeli” diyen Yiğitalp, modelliğin geçmişte büyük saygı gören bir meslek olduğunu vurgulayarak, “şimdi mankenlik mesleği neredeyse kalmadı. Artık defile bile yapılmıyor” sözleriyle sektörün geçirdiği değişimi değerlendiriyor.
“51 yaşında buzda dans ettim.”
Programda modanın usta ismi Cemil İpekçi ile yollarının nasıl kesiştiğini de anlatan Hülya Yiğitalp, 51 yaşında katıldığı buzda dans yarışmasının perde arkasını ve o dönemde hakkında yapılan eleştirilere verdiği samimi yanıtları da izleyicilerle paylaşıyor.
“Evliliğim aşk evliliğiydi”
Şarkıcılık yaptığı dönemde yaşadığı unutulmaz anıları da anlatan Hülya Yiğitalp, evlilik kararıyla birlikte hayatında yepyeni bir sayfa açtığını da anlatıyor. Yiğitalp, kariyer sürecinde şarkıcılığa başladığı yıllarda yaşadığı ilginç bir olayı da ilk kez bu programda açıklıyor.
“Gönül Yazar sahneyi terk etti, işsiz kaldım”
Gönül Yazar’ın mikrofonu bırakıp sahneyi terk etmesi ve Osman Kavran’ın gazinoyu kapatmasıyla işsiz kaldığını da tüm samimiyetiyle anlatan ünlü manken, uzun yıllar sahne aldığı Maksim Gazinosu’ndaki anılarını da anlatıyor.
“Adana beni çok sevdi, kendimi Adanalı hissediyorum”
Şöhretin en parlak döneminde her şeyi geride bırakarak Adana’ya yerleşme kararının hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu söyleyen Hülya Yiğitalp programda, “Adana beni çok sevdi, ben de kendimi Adanalı hissediyorum” sözleriyle yıllarca yaşadığı kente duyduğu bağlılığı dile getiriyor.

“Evlat kaybının empatisi yok”
Programın en duygu yüklü anlarında ise Amerika’da mühendis olarak çalışan oğlu Yiğit’i kaybetmenin ardından yaşadığı tarifsiz acıyı gözyaşları içinde anlatıyor.
“Evlat kaybının empatisi yok” diyen Hülya Yiğitalp, yaşadığı büyük acıyı; “her saat, her an aklımda. Gün içinde kaç farklı ruh hâline giriyorum bilmiyorum. Onun için yaşamalıyım. Oğlumun yasını tutmalıyım, yasımın hakkını vermeliyim. Onu çok özlüyorum. Hayat çok boş ama devam ediyor” sözleriyle ifade ediyor.
Oğlu için bestelediği şarkıyı gözyaşlarıyla söyledi
Evladını kaybeden anneleri gördüğünde acısının katlanarak büyüdüğünü de söyleyen Yiğitalp, “onların acısını da kendi içimde yaşıyorum” diyor ve programı oğlu Yiğit için yazıp bestelediği şarkısını gözyaşları içinde seslendirerek sonlandırıyor.
