
İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN
Bir hışımla çıktım doktorun yanından. İyi hissetmiyordum.
Kafamda milyon tane düşünceyle bedenimin ağırlığını artırıyordum sanki. Hastalık bu. İnsanı uğraştırır da yorar da üzer de.
Kötü düşüncelerin birini kovarken diğerine yakalanıyordum.
İçimdeki ses sürekli bana muhalefet ediyordu. ‘Ben’ benim kötülüğümü mü istiyordu ne?
Hep en kötü, en zayıf anlarımda yaklaşıyordu yanıma. Ve hiç durmadan konuşuyordu..
İçimizdeki şeytan o meşhur fısıltısını zihnimize yaydığına göre bize de karaları bağlamak düşüyor çoğu zaman.
Olumsuz düşüncelere alışmış bir zihin sürekli bir yenisini üretiyor, bu döngüye bizi esir ediyor.
İnsan birçok varsayımda bulunup zannediyor, kurguluyor, kızıyor, kurban rolüne giriyor, kırılıyor, kendini yerin dibine sokuyor..
Fakat bunları aslında hiç susmayan o zihnimiz yaratıyor. “ Ben” dediğimiz bizi alt etmeye uğraşıyor.
Hata yaptığımızda, yalnız hissettiğimizde, bir şeyler ters gittiğinde zihin hemen konuşmaya başlıyor ve bizi en berbat, en düşük enerjiye uyumlu hale getiriyor.
-“Başaramadın yine”
-“Zaten hep benim başıma gelir”
-“Bende şans olsa….”
Sürekli yorgun, başarısız, sağlıksız ve huzursuz hissediyoruz. Zihnimizi yönetemediğimizde hayal kırıklığı içinde boğuluyoruz.
Her olumsuz düşünce geldiğinde buna inanmak mı yoksa olumlu hale çevirmek için çabalamak mı?
Hangisini tercih ediyoruz?
Sabahattin Ali’nin içimizdeki şeytan kitabında altını çizdiğim o vurucu cümleler geldi aklıma;
Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı?
Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması… İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu… içimizde şeytan yok… İçimizde aciz var… Tembellik var…. İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var…. Hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz bir çare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz.
Yazar, Aslıhan BULUT
